Deprem Randevuyla Gelmez

Fay hattı üzerinde bulunan ülkemiz, kentsel dönüşüm ile yapılaşma sürecinde depreme ne kadar hazırlıklı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca hazırlanan 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı Meclis’e gönderilecek. İbadet yerlerine yönelik yapılan düzenlemeyi değerlendiren Yapı Denetim ve Deprem Mühendisleri Derneği Başkanı Nazmi Şahin, camilerinde deprem riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığına dikkat çeken Şahin, “Deprem randevu ile gelmez. Hangi gün hangi saatte depremle nerede karşılaşacağımızı bilemeyiz. Bunun için konutların yanı sıra cami ve Kuran kursu gibi yerlerin de yapı denetimine tabi olması olumlu bir gelişme. Bu uygulama ile yeni yapılan camiler depreme karşı daha dayanıklı olacak. Eski camilerin esaslı tadilatları sürecinde de yapı denetim kuruluşlarına görev düşecek” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 2030 yılına kadar Marmara Denizi’nde meydana gelmesi beklenen deprem öncesi önlemler alınacağını, son bir yüzyılda 6 ve üzeri büyüklükteki depremlerde 81 bin 637 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Özhaseki, “Bataklıklar üzerine kurduğumuz şehirlerin deprem nedeniyle yıkılması neticesinde içlerimiz yanıyor. Bunu göz ardı edemeyiz. Hazırlık yapmalıyız. Yoksa çok zorda kalırız. Depreme hazırlık yaparsanız, deprem Japonlarda olduğu gibi ninni gelir’’ dedi.

Çevre konusuyla ilgili de konuşan Özhaseki, çevreyi bir emanet gibi gördüklerini söyledi. Özhaseki, herşeyin telafisinin olduğunu ancak çevreyi korumanın telafisinin olmadığını kaydetti. Özhaseki, kentsel dönüşüm konusuyla ilgili ise şöyle konuştu:

“Kentsel dönüşümle ilgili çok hızla hareket etmemizi gerekiyor. Son 100 yılda 6 ve üzerindeki depremleri kastederek söylüyorum 56 deprem var ülkemizde. Çanakkale depremi 6 şiddetinin altında olduğu için bunun içinde değil. Son 100 yılda 81 bin 637 insanımız öldü. Ülkemizin yüzde 42’si deprem bölgesinde. Hazırlık yapmamız lazım. Yapmazsak çok zorda kalırız. Daha öncede Osmanlı ve Selçuklu’nun şehir kurmadığı yerde bizler şehirler kurmuşuz. Bataklıklar üzerine kurduğumuz şehirlerin deprem nedeniyle yıkılması neticesinde, içlerimiz yanıyor. Bunu göz ardı edemeyiz. Hazırlık yapmalıyız. Yoksa çok zorda kalırız. Bizde deprem olduğunda lambaya bakarız. Ne yapacağımızı şaşırırız. Hep hala bunları konuşur, garip davranışlar sergilenir. Depreme hazırlık yaparsanız, deprem Japonlarda olduğu gibi ninni gelir. 2012′de kentsel dönüşümler çıktı. 50 ilde riskli alanları tespit ettik. Tespit edilen 965 bin bina yıkılma riski var. Bu rakam yıllık 160 bin gibi sayıya tekabül ediyor.

Mehmet Özhaseki, hedef olarak Türkiye’de yıllık 500 bin bağımsız birimi değiştirip, dönüştürmeyi planladıklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“1999 depremi öncesinde yapılan binaların yüzde 50′si sağlıklı değildi. Bu da 7,5 milyon sayıya sahiptir. 200 binin üzerinde İstanbul’da binayı dönüştürüp değiştirmemiz lazım. Vatandaşa, belediyeye ve bakanlığa düşen görevler var. Geçimi yerinde olan insanlar, lütfen evlerini ölçtürsün. Deprem testi yaptırsınlar. Her şeyi devletten beklemesinler. Devletin her evi ölçtürecek bir mali gücü yok. Belli bölgelerde özellikle İstanbul’da depreme dayanıklılık noktasında hazırlığın yapılmadığı mahalleler var. Belediye başkanı arkadaşlarımız kentsel dönüşüm mantığında hazırlık yapması lazımdır. Çıkarcı bir mantık bırakılmalıdır. Vatandaş da çıkarcı mantıktan kurtulmalıdır. Belediye bu işi yaparken üstten ne götürürüm ne düşünürüm düşüncesinde olmamalıdır. Deprem gerçeğini bilerek hareket etmek lazımdır. Bakanlık da teşvik edecek yasaları biran önce çıkarması gerekir. Ben dersime çalıştım. Başbakanımız kabul etti. Meclis’ten de itiraz göreceğini sanmıyorum. Belediyelerin finansman sıkıntısını çözeceğim. Kimlikli binalar ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yeni yapacağımız binalar 100 yıl dönüştürmeye gerek yok. Hedef 7.5 milyon binayı dönüştürmektir. Bazı arkadaşlar rantsal dönüşüm sözlerinden kurtulun. Bunu bazı belediye başkanı arkadaşlara söylüyorum. Siz rantsal dönüşüme kurban etmeyin. Bu sözü söyleyip hiç iş yapmayan arkadaşlar var. Bu arkadaşlar çevrede makyaj yaparak insanları aldatmasınlar. Kentsel dönüşümün faydası var. Ekonomiye katkısı müthiştir. 45-50 milyar dolarlık bir gelir olacak. 250 sektöre giriyor hepsi yerli ve millidir. Milyonlarca insan çalışacaktır.2012 yılında kentsel dönüşüm yasalar çıkmış. 5 yılda 200 alanı riskli alan ilan etmişiz. 965 bin. Yıllık 160 bin gibi bir sayıya ulaşmışız. Bu sayı bizi kurtarmaz. Yapacağımız çok şey var.”

Kentsel Dönüşüm konusunda yakın zamanda ihtiyaç duyulan, yasa ve yönetmeliklerle sürecin önünün açılacağının sinyalleri veriliyor. Bu sürecin ciddiyetle ele alınarak ilerlemesi ülke ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektörüne yeni bir etki yaratması bekleniyor.

PerspektifHarita Deprem